top of page

YOL

Dişilin Doğası, kalbimizde nesillerdir özlemini hissettiğimiz
kadın varoluşuna dair bir uyanış tohumu ile doğdu.

Doğa Ana ile kadının şefkatli, güçlü ve kutsal bağını hatırlatmak.


Biz kadınların hem şifası, hem de bu dünyadaki misyonu.

Her buluşmamızda onlarca kadın bir araya geldi.
Ve her biri yuvasına döndüğünde,
yüzlerce kadına ilham ve ışık olmaya başladı.

Dişilin Doğası, bu yüzyılın kadınlarına bir davet.
Yalnızca bir oluşum değil, kendi bilinciyle yaşayan bir spirit…

Bizler, onun aracılığıyla kolektif dişil bilince ulaşıyoruz.

Ve bu spirit, doğduğu günden bugüne bizi çağırıldığı her yere götürdü. Her buluşma bu yüzden biricik— farklı bir tema, farklı bir enerji, ama aynı özle doğan bir alan.

Ve siz; bu çağrıyı duyan cesur, kalbi açık kadınlar

Sizlere ve sizden önce gelen tüm kadın atalarınıza
cesaretiniz ve açıklığınız için minnettarız.

Orta Asya’dan Güney Amerika’ya, kadim öğretilerden gelen ortak bir ses yankılanıyor:

“Bu çağın ihtiyacı olan şefkat, birlik ve sevgiye açılan kapı,
dişilin şifasıyla… Ana-dolu'dan sizlerin kalbinden açılacak.”

Bu topraklar kadimdir. Ve bizler bir araya geldiğimizde,
yeni bir dünyanın tohumlarını birlikte atarız.

Dişilin Doğası’nın bu topraklara hizmeti budur.
hatırlatmak için.

 

Çünkü dünya, hatırlayan kadınlarla şifalanır.

Burcu Sevgi Genç

Tezza-0109_edited_edited.jpg

Ben Dişilin Doğası’nın kurucu annesiyim.
Kadınlarla derinleşen bu alanda; beden, sezgi ve dişil hafızamız üzerine çalışıyorum.

İleri Seviye Yoga Eğitimleri, Maya & Anadolu Şamanizmi ve farklı öğretilerle bütünleşen yolculuğum;

beni bedenle, bilinçle ve kadim öğretilerle daha derin bir bağ kurmaya taşıdı.

Bu yol, yalnızca öğrendiklerimden değil,
deneyimlediklerimden ve dönüştürdüklerimden doğdu.

Zamanla gördüm ki; aradığımız şey aslında dışarıda değil, zaten içimizde. Bugün sunduğum alan; kadınların kendileriyle, bedenleriyle ve doğayla yeniden bağ kurabilecekleri bir hatırlayış alanı.

Niyetim;​ kadınların doğanın döngüleriyle yaşayabilecekleri, korkularının ötesine geçebilecekleri ve kendilerini güvenle açabilecekleri alanlar yaratmak. Kendi özlerindeki gücü hatırlayarak hem kendileriyle hem de ilişkilerinde daha gerçek, daha sevgi dolu ve daha bütün bir yerden var olabilmelerine eşlik etmek.

Çünkü derin bir bilme hali ile hissediyorum ki,

kolektif dişil hafıza, kadim geleneklerimizin ve atalarımızın bize mirasıdır. Günümüz modern dünyasında, erilleşen sistemlerin içinde öz olanın alanını tutmak ve gelecek nesillerimize aktarmak bizlerin misyonudur.

bottom of page